Foraminal stenoz, omurlar arasındaki sinir çıkış deliklerinin (foramenlerin) daralması anlamına gelir. Bu delikler, omurilikten çıkan sinirlerin kola ve omza doğru ilerlediği geçitlerdir.
Boyun bölgesinde bu deliklerin daralması durumunda sinirler sıkışır ve buna boyunda foraminal stenoza bağlı sinir sıkışması denir.
Bu durum genellikle yaşa bağlı dejeneratif değişiklikler, disklerde yıpranma (servikal disk dejenerasyonu) veya kemik çıkıntıların (osteofitlerin) oluşması sonucu gelişir. Zamanla foramenin iç çapı daralır, sinir kökleri baskı altında kalır ve ağrı, uyuşma veya kas güçsüzlüğü gibi belirtiler ortaya çıkar.
Foraminal stenoz en sık C5–C6 ve C6–C7 seviyelerinde görülür. Bu seviyeler, boyundan kola giden sinirlerin en yoğun geçtiği bölgelerdir.
Hastalığın şiddeti, darlığın derecesine ve sinir üzerindeki basının süresine bağlı olarak değişir.
Boyunda Foraminal Stenoza Bağlı Sinir Sıkışması Belirtiler ve Bulguları
Boyunda foraminal stenoza bağlı sinir sıkışması, sinir köklerinin etkilenmesine bağlı olarak genellikle tek taraflı bulgularla kendini gösterir.
Belirtiler çoğu zaman boyundan omuza, kola ve ele yayılan ağrı şeklinde başlar.
En sık görülen şikâyetler şunlardır:
- Boyun ağrısı: Genellikle künt veya batıcı tarzda olup hareketle artar.
- Kola yayılan ağrı: Sinir kökü basısının yönüne göre omuzdan dirseğe veya ele kadar ilerleyebilir.
- Uyuşma ve karıncalanma: Sıkışan sinir köküne göre uyuşma bölgesi değişir.
- C5 siniri: Omuz ve üst kol dış kısmında
- C6 siniri: Başparmak tarafında
- C7 siniri: Orta parmakta
- C8 siniri: Küçük parmakta hissedilir.

- Kolda veya elde güçsüzlük: Özellikle el kavrama gücü veya omuz kaldırma hareketinde zayıflık olabilir.
- Boyun hareketlerinde kısıtlılık: Baş çevirmek, eğilmek veya uzun süre bilgisayar başında kalmak ağrıyı artırabilir.
Bazı hastalarda ağrı omuz veya dirsek eklemi hastalığıyla karıştırılabilir. Ancak sinir sıkışmasına bağlı ağrılar genellikle belirli bir sinir hattı boyunca ilerler ve istirahatle geçmez.
Boyunda Foraminal Stenoza Bağlı Sinir Sıkışması Tanısı
Tanı, ayrıntılı bir nörolojik muayene ve uygun görüntüleme yöntemleriyle konur. Tanı sürecinde amaç, sinir basısının yerini, derecesini ve nedenini ortaya koymaktır.
Fizik muayene:
Hekim, boyun hareket açıklığını, kas gücünü, refleksleri ve duyu kaybını değerlendirir.
Sinir kökü basısını artıran özel testler (örneğin Spurling testi) uygulanabilir.Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR):
En değerli tanı aracıdır. MR ile sinir köklerinin geçtiği foraminal alanlar, disklerin durumu ve kemik çıkıntılar detaylı olarak incelenir.
Sinir köküne baskı yapan yapı doğrudan görülebilir.Bilgisayarlı Tomografi (BT):
Kemik yapıların ayrıntılı görüntülenmesini sağlar. Özellikle osteofit kaynaklı darlıklarda faydalıdır.Elektromiyografi (EMG):
Sinir iletiminde bozulma olup olmadığını değerlendirir.
EMG, belirtilerin gerçekten sinir sıkışmasına mı, yoksa kas veya eklem kaynaklı mı olduğunun ayırt edilmesine yardımcı olur.
Bu değerlendirmeler sonunda tanı netleşir ve tedavi planı bireye özel olarak yapılır.
Boyunda Foraminal Stenoza Bağlı Sinir Sıkışması Tedavisi
Tedavi, sinir üzerindeki basının şiddetine, hastanın ağrı düzeyine ve yaşam kalitesine etkisine göre belirlenir.
Amaç, sinir basısını azaltmak, ağrıyı hafifletmek ve fonksiyon kaybını önlemektir.

1. Cerrahi Dışı (Konservatif) Tedavi
Hafif ve orta şiddette sinir basılarında, genellikle ilk etapta cerrahi dışı tedaviler uygulanır:
- Fizik tedavi ve egzersiz: Boyun kaslarını güçlendiren, postürü düzelten egzersizler sinir üzerindeki baskıyı azaltır.
- İlaç tedavisi: Ağrı kesiciler, kas gevşeticiler ve sinir ağrısına yönelik ilaçlar kullanılabilir.
- Kortikosteroid enjeksiyonları: Sinir kökü etrafına yapılan enjeksiyonlar iltihap ve ödemi azaltarak geçici rahatlama sağlayabilir.
- Boyunluk (servikal collar): Kısa süreli kullanımla boynun sabit kalması ve sinir üzerindeki mekanik baskının azalması sağlanabilir.
- Duruş eğitimi: Uzun süre öne eğik pozisyonlardan kaçınılması, bilgisayar ekranının göz hizasında tutulması ve telefon kullanımında başın öne eğilmemesi önerilir.
Bu yöntemlerle birçok hasta birkaç hafta içinde belirgin rahatlama yaşar. Ancak nörolojik kayıp (güçsüzlük, duyu kaybı) ilerliyorsa cerrahi tedavi gerekebilir.
2. Cerrahi Tedavi
Cerrahi, sinir üzerindeki kalıcı baskının kaldırılmasını amaçlar. Uygulanan teknik, darlığın yerine ve nedenine göre değişir.
Posterior foraminotomi:
En sık uygulanan yöntemdir. Ense bölgesinden küçük bir kesiyel yapılır. Mikroskop ya a endoskop altında daralmış sinir çıkış deliği genişletilerek sinir kökü serbestleştirilir.Diskektomi:
Eğer sinir basısına neden olan yapı bir disk fıtığıysa, bu parça çıkarılır. Önden ya da arkadan yapılabilir.Füzyon (stabilizasyon):
Kemik çıkıntıların veya ileri dejeneratif değişikliklerin olduğu vakalarda, omurların sabitlenmesi gerekebilir.
Mikrocerrahi tekniklerle yapılan bu ameliyatlar genellikle küçük kesilerle gerçekleştirilir ve iyileşme süreci kısadır. Ameliyat sonrası hastalar birkaç gün içinde boyun hareketlerini kontrollü biçimde yapmaya başlar.
Sonuç ve Öneriler
Boyunda foraminal stenoza bağlı sinir sıkışması, doğru tanı ve zamanında müdahale ile başarılı şekilde tedavi edilebilen bir durumdur.
Tedavi edilmezse, sinirlerde kalıcı fonksiyon kaybı ve kronik ağrı gelişebilir.
Aşağıdaki durumlarda bir beyin ve sinir cerrahına (nöroşirürjiyen) başvurmanız önerilir:
- Kola yayılan ağrı uzun süredir devam ediyorsa,
- Uyuşma veya karıncalanma günlük yaşamı etkiliyorsa,
- Kolda veya elde güç kaybı fark ettiyseniz,
- Boyun hareketleriyle ağrınız artıyorsa.
Erken dönemde uygulanan fizik tedavi ve uygun duruş alışkanlıkları çoğu zaman şikâyetleri azaltır.
Ancak ilerlemiş vakalarda cerrahi tedavi ile sinir üzerindeki baskı kaldırıldığında, hastaların büyük kısmında ağrılar tamamen kaybolur ve yaşam kalitesi belirgin şekilde artar.
Daha fazla bilgi için Nova Akademi sayfasını ziyaret ediniz.