Omurga hastalıkları bir çok branşın konusuna girer ve hiç bir branş tüm sorunları tek başına çözme şansına sahip değildir. Bu yüzden, içinde nöroşirüji, ortopedi, fizik tedavi uzmanlarını, fizyoterapi ve radyoloji gibi destek branşlarını içeren multidisipliner bir ekip yaklaşımı gereklidir.
Ekibimizdeki hekimler, yalnızca omurga cerrahisinin tüm girişimleri konusunda uzmanlaşmış isimler değil, ayrıca girişimsel ağrı uygulamaları, manuel tedavi ve nöral tedavi gibi cerrahi dışı tedaviler konusunda da deneyim sahibidir ve hastayı sadece cerrahi açıdan değil, tüm yönleriyle değerlendirebilmektedir.
7 Kurumsal Değerimiz
- Bilimsellik: Tüm uygulamalarımız veri ve araştırma temellidir.
- Güncellik: Günün gereklerine uygun en yeni bilgilerle karar alır ve en son teknolojiyi kullanırız.
- Etik: Ticari değil, insani ve sağlık odaklı kararlar alırız.
- Bireyselleştirilmiş yaklaşım: Bir çok yaklaşım ve tedavi çeşitleri arasından hastanın bireysel özellikleri değerlendirilerek hastaya en uygun tedavi yöntemini buluruz (No1 Tedavi İlkesi)*.
- Yüksek Değer*: Gereksiz tetkik ve işlem yapmayız, hastanın zamanı ve parasını korur, istenen sonuca mümkün olan en düşük masrafla ulaşırız.
- Şeffaflık: Hastaya tanıyı, tedavi süreci ve muhtemel riskleri açık şekilde anlatırız
- Eğitim: Toplum nezdinde sürekli öğrenmeyi teşvik ederiz.
* No1 Tedavi İlkesi
Aynı hasta için bir çok hekimin değişik tedaviler önermesi sık görülen bir durumdur. Ameliyat dışı bir tedavi mi? Yoksa ameliyat şart mı? Ameliyatsa nasıl bir ameliyat?
Omurga hastalıklarında bazen, değişik değişik tedavi yöntemleriyle sonuca ulaşmak, yani hastanın iyileşmesini sağlamak mümkündür (Zirveye çıkmanın birden çok yolu vardır - Morihei Ueshiba).
Ancak, bu durumlarda bile hasta için gerçekte “EN UYGUN” tedavi tektir. Bu tedavi, mevcut sorunu tümüyle çözebilmesi, minimal invazif olması, yani normal anatomiyi en az bozan tedavi olması, gelecekte en az sorun çıkartma şansı verebilmesi, riskinin düşük olması ve ekonomik olması gibi kriterler gözetilerek, mevcut tüm tedavi yöntemleri arasından hassas bir seçimle bulunabilir. Hastaya en uygun tedavi de bu olur. Hekim daima, çok sayıda tedavi seçeneği arasından bu “EN UYGUN” tedaviyi aramalıdır.
Buna “No1 Tedavi İlkesi” diyoruz. Her hasta ve her durum için yalnızca bir “No1 Tedavi” vardır ve bu tedavi her hasta ve hastalık için değişkendir. Dolayısıyla, hastaya ait tüm faktörler değerlendirilerek tedavi kişiselleştirilmeli ve o hastaya uygun No1 Tedavi bulunmalıdır.
Nova Spine Akademinin temel çıkış noktası bu tedaviyi bulmak ve uygulamaktır.
* “Yüksek Değer” Nedir?
Hastalar en iyi bakıma ulaşırken bazen astronomik masraflar yapmak zorunda kalıyorlar. Bunun bir kısmı, lüks hastanelerin dayattıkları yüksek yatış ücretleri olduğu gibi, bir kısmı ise gereksiz ve tekrarlanan tetkikler, etkisiz tedavilerde ısrar edilmesi, yeni ve yüksek teknolojiye sahip gibi görünen isimlere sahip oldukları halde (lazer, radyofrekans, kök hücre, vb…) etkileri kanıtlanmamış, ya da mevcut hastalığa uygun olmayan ve pahalı tedavilerin denenmesi, bazen hastanın gerektirdiğinden daha büyük ve riskli ameliyatların yapılması, bazen de uygun olmayan cerrahi teknikleri uygulamak ve komplikasyonlara neden olmak gibi önlenebilir nedenlerdir.
Nova Spine Akademi’de bizler, hastaya en uygun tedaviyi bulmak ve uygulamak anlamına gelen No1 Tedavi İlkesini kullanırız. Bu ilkenin şartlarından biri, uygulanacak tedavinin “Yüksek Deger” yaratmasıdır. Nedir “Yüksek Değer”? Bunu saptarken “Değer = Üretim / Masraf” formülünü kullanırız. Bu formülde: Üretim= Sağlık kazanımı, ağrıdan kurtuluş, yaşam kalitesinde artış; Masraf= Hastanın harcadığı zaman, para, çaba ve zihinsel yüktür.
Üretim yüksek, masraf düşükse, değer artmış olur.
Dolayısıyla, Nova Spine Akademi’de bizler, en iyi tedavi sonuçlarına, hastanın zamanı ve parasını koruyarak, mümkün olan en düşük masrafla ulaşmayı hedefleriz. Bu şekilde, uyguladığımız yaklaşım en “Yüksek Değer”e sahiptir. Bu şekilde hasta en iyi sağlık hizmetine olabilecek en ekonomik şekilde ulaşmış olur.